+90 539 342 6363
 
   

  Elif Çiğdem ŞAHİN



Elif Çiğdem ŞAHİN   -   guneslibiryer@hotmail.com
23.02.2023   -   352 defa okundu..
Bu Ne Felsefesizliktir..
Paylaş
Büyük deprem felaketiyle beraber, iki gün boyunca ana akım televizyonlarda haberleri takip ettim.





     İzlediğim televizyon eyyamcılardan biri değildi, muhalefet kanalları da değildi. İkinci günün sonunda birşeyi farkettim. Temelde enkaz altında kalan insanların çıkarılma hikayelerini bekliyorduk.

 

    Bu, aynı ülkede, aynı felaketi paylaştığım insanlarla arama bir mesafe koydu. Çünkü enkazdan kurtarılma hikayelerini izlemek, beni mutlu etmesinin aksine beni rahatsız ediyordu.





     Enkaz altında onbinlerce insan olmasına rağmen birinin kurtuluşuyla avunmak beni had safhada rahatsız etti.

Üstelik bu bekleyişin ve orada yaşanan duyguların değil gerçeği görmek, beni gerçeklikten kopardığını hissettim. 





     Bu andan sonra aralıksız izlemeyi bıraktım. Ne zamanki izlediğim televizyonu akşam saat yedide açtım ve bir ortak yayın olduğunu gördüm, saniyeler içinde televizyonu kapattım.





      Çünkü olacakları biliyordum. Zavallı bir oyun. Bu oyunun öznesi bendim. Nesnesi de bendim. Bu tuzağa düşmedim. Düşenler, sonradan gördüğüm gibi sadece isyan etti.





 ARTIK ORALARDA DEĞİLİZ





     İçinde bulunduğumuz koşullarda, bu medya ortamında,  göstermelik bir şov olduğunu tabii ki biliyordum. 

Ama konu bu değil.





      Aklıma üşüşen asıl, çok çok daha temel bir düşünceler yumağı vardı. Kendim anlıyordum, kelimelere dökemiyordum.





      Beni rahatsız eden şuydu: Biz yani Türkiye, dolayısıyla ben, uzun zamandır bir kısır döngü içindeydik. Bu döngü felaketler ve daha büyük felaketler karşısında gösterdiğimiz hayran olunacak dayanışmaydı.  





      Biz felaket karşısında yardıma gelecek devlet beklemiyorduk, bir kamu kuruluşu beklemiyorduk. Herşeye kendimiz koşuyor ve bir şekilde altından kalkıyorduk. 





       Göremediğimiz şuydu: her defasında, aslında daha az altından kalkıyorduk. Ve bu son noktada bu dayanışma davranışı da enkaz altında kaldı.

Yetmedi, yetemedi..





       İşte ben burada durdum, döndüm kendime ve bize baktım. Biz bu dayanışma duygusu ve şeklinin sonuna geldik.





      Bunu Türkiye'de yaşayan herkes görmek zorunda. İlk ihtiyacımız olan şey artık dayanışma değil. Bu döngüyü kırmak zorundayız.





      Ve yerine daha sağlam ve geçerli bir kavram koymak zorundayız. O kavrama giden yol şu: Dayanışmaya ihtiyacımızın kalmadığı bir sistem kurmak.





     Ta ki bugün, karşıma genç bir Türk felsefeecisinin paylaştığı videoya kadar kendimle boğuşup durdum. Yazıp yazıp sildim. 

Bu genç kadın, Pelin Dilara Çolak, Türkiye Aydınlamadan Ne Kadar Uzak Kader ve Mucize Arasında Deprem, diye bir fikir paylaştı. Bu başlığa 'fikir' diyorum. 





       Çünkü, hiç duymadığımız ve duymanın işimize de gelmeyeceği bir fikri paylaşıyor.





       Kendi zarafeti içinde söylediği tam da şu; artık, bütün dünyadaki milletlerin gıpta ile baktığı 'dayanışma' duygumuzla bu işi halledemeyeceğimiz. 





BU NE FELSEFESİZLİKTİR!





   Bu genç felsefeci şunu söylüyor bence : Bize ayrılan sürenin sonuna geldik. Ya bütün kurduğumuz cümleleri bir düşünce sistemine dayandıracağız ya da yok olacağız. 

Ya yaşadığımız hayat üstüne felsefe 

üreteceğiz ya da yok olacağız.





    Ya ilkeleri olan bir sistemimiz olacak, ya da yok olacağız.





      Bu ne felsefesizliktir yurttaşlar, bu ne ilkesizlik!





        Arkadaşlarımız arasında, kahvehanelerde, Whatsapp gruplarında kurduğumuz her cümlenin felsefik bir dayanağı olmalı, felsefecimiz yoksa Ahmet Hamdi Tanpınar olsun bari.





        Haydi konuyu yine dağıtmadan ilerlemeye çalışayım. Toplumun belirgin bir temeli bir düşünce sistemi üzerinden konuşmadığı ve davranmadığı sürece hepimiz her türlü felakete maruz kalacağız, dediğim bu.

Ve buna şimdilik 'felsefe' demeyeceğim. 

Tutarlı bir düşünce sistemi üzerinden hayatımızı şekillendiremezsek yok olacağız diyeyim.





      Bence zaten de yokuz.

YAZARLAR


İletişim Bilgileri


İsmet Paşa Mahallesi İnönü Caddesi
157/1 - 17010 - Merkez / Çanakkale

Bir Sorunuz mu Var
info@canakkaleburda.com

Remzi CAN


+90 286 210 0101
+90 539 342 6363

Haber Kategorileri


  Magazin
  Guncel
  Siyaset
  Ekonomi
  Spor
  Cevre
  Saglik
  Emlak
CopyRight by 2021 Çanakkale Burda, tüm hakları saklıdır.
Çanakkale Web Tasarım