+90 539 342 6363
 
   

  Salih SÖNMEZIŞIK



Salih SÖNMEZIŞIK   -   salihsonmezisik@hotmail.com
31.03.2023   -   394 defa okundu..
Anılar Ve Acılar 1..
Paylaş
Hepinize merhaba değerli dostlar,                                                                                                                                                 

Uzun yıllar Orman Mühendisleri Odası’nda, Bölge Temsilcilikleri, Şube Yöneticiliği ve 10 yıl genel başkanlık yaptıktan sonra,2004 yılında Oda Başkanlığı’ndan ayrıldım. Yakın çevrem "artık anılarını yazma vaktin geldi. Senin döneminde ormancılığın içinde bulunduğu yapısal durumun ve ormansızlaşmaya karşı verdiğin mücadelenin, kamuoyu ve özellikle mesleğe yeni başlamış genç mühendisler tarafından bilinmesi gerekir" diyerek beni yüreklendirmişlerdi.  Ancak o sıralarda, kurulmasına öncülük ettiğim Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği’ne danışmanlık yapmam için davet aldım. 2001 yılında, Oda başkanı iken başlattığım mücadeleyi yarım bırakmamak için bu görevi kabul ettim. Üye belediyelerin sayısının artması ile adı (Şu anda,Kırklareli'nden  Afyon'a kadar 60 belediye,  Birliğimizin üyesidir), Ege ve Marmara Çevreci Belediyeler Birliği olarak değiştirilen kuruluşun, Mart 2019’dan beri Meclis Üyeliğini de yapmaktayım. Bu yoğunluk nedeniyle anılarımı yazmaya başlayamadım. 

Aslında yoğunluk gerekçesi, gerçekçi bir neden değil. Asıl neden, tembellik, dijital özürlülüğüm ve klavye acemiliğidir. Ancak ne ki, Tanıdığımız birçok dostlarımızı Hızla yitirmeye başladım. Sözgelimi Orman Fakültemizdeki sınıfımızdan (1967 girişliler), yitirdiğimiz arkadaş sayımız 40’a yaklaştı. Tüm bu düşünceler ve değerli hocam Prof. Dr. Melih Boydak’ın önerisini yinelemesiyle, yavaş ta olsa yazmaya karar verdim. Ancak birden fazla kitaba sığmayacak anıların yazılması, benim hızımla 3-5 yıl sürer ve buna ömür yetmeyebilir nedeniyle, bir taraftan ,1970 li yıllardan başlatmayı düşündüğüm anıları yazarken, diğer taraftan, önemli bulduğum tekil olayları aralıklar ile yazıp, ormancılıkta yapılan talanı okumak isteyenler için sosyal medyada paylaşmaya karar verdim. Bu bağlamda AKP’nin iktidara geldiği Kasım 2002 tarihinden başlamayı uygun buldum. Anılar ve Acılar adını verdiğim dizinin, ilk makalesini aşağıda görebilirsiniz. Okumanızı dilerim.

TARİHİN EN BÜYÜK ORMAN YIKIMI AKP İLE BAŞLADI

 Ormancılığımızın tarihini incelemek demek, ormanlarımızın yıkım tarihini incelemek demektir diye yazmış Prof. Dr. Ali Kemal Yiğitoğlu hocamız. Gerçekten 20. Yüzyıl;  ideolojilerin çarpıştığı, toplumsal çekişmelerin azgınlaştığı, devletler arası blokların kutuplaştığı, insanlık tarihinin en acılı savaşların yaşandığı bir zaman dilimi olmuş ve bu süreçte oluşan doğa yıkımları fark edilememiş veya görmezden gelinmiştir. Ama bu kargaşada en büyük yıkım orman ekosistemlerinde gerçekleştirilmiştir. Ülkemizde de Kurtuluş savaşı sürecinde, daha önceki savaşlarda yorgun, güçsüz ve yoksul kalan halkın ekonomik açıdan güçlendirilmesi, Ankara’da başlayan Anadolu ihtilalini desteklenmesi, halkımıza moral ve motivasyon sağlanması için ormanlardan yararlanma konusunda bazı yasal düzenlemeler yapılmıştır. Söz gelimi 21 Ekim 1920 tarihinde çıkarılan 39 Sayılı Baltalık Kanunu ile hane başına 18 dekar orman alanı baltalık olarak verilmiş ve bu kanun, kurtuluş savaşının kazanılmasında çok olumlu etki sağlamıştır. Savaştan sonra, liberal nitelikli 1924 Anayasa’sına dayanarak, ormanlarımızın işletilmesi müteahhitlere devredilmiş ama onların yaptığı korkunç talanı fark eden "Aydınlanmacı Kadro"  yapılan sözleşmeleri iptal ederek Taahhüt Sistemi’ni terk etmiştir. Atatürk’ün 1937 yılında büyük bir sabır ve ihtimamla, çıkarılması için çaba sarf ettiği 3116 sayılı ilk Orman Kanunu ile DEVLET ORMANCILIĞINA geçilmiştir.   Ancak ne ki,1950 yılında çok partili yaşama geçiş ile partiler arasında iktidar yarışı başlamış ve en başta ormanlarımız olmak üzere, ülkemizin tüm varsıllıkları bu yarışa kurban edilmiştir. Özellikle seçim yıllarında, halkın siyasi desteğini sağlamak için çıkarılan yasalar ve orman suçlarının affına ilişkin düzenlemeler ile, ormanlarımızın tahrip edilmesinin ve özel kişilerce mülk edinmesinin önü açılmıştır. Ne acıdır ki bu uygulamalar her seçim yılında yinelenmiş ve SEÇİM YILLARI ORMANLARIMIZ VE ORMANCILIĞIMIZIN YIKIM YILLARI olmuştur. Ne acıdır ki bu yıkım sürecini devam ettirmek  için, 1950 yılından, AKP’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 tarihine kadar, yukarıda dile getirmeye çalıştığım politikalar nedeniyle, orman kanununda 23 kez köklü değişiklik yapılmış ve orman sınırlarımız sürekli geri çekilmiştir.  

Ülkemizdeki bu orman yıkımlarını, konferanslarımda, televizyon söyleşilerinde, panel vb. etkinliklerde Anadolu, yüz yıl süren Haçlı Seferlerinde bile bu kadar talan edilmemiştir diye dile getirirdim hep. Ama bilirsiniz, beterin beteri vardır der büyüklerimiz. Bu çok doğru bir özdeyiş imiş meğerse. Ormanlarımıza onlarca yıldır yapılan ihaneti bile aratacak yeni, korkunç, sorumsuz, hain, organize ve bir o kadar da cesurca saldırının yapılacağını nereden bilebilirdim ki Çünkü, yıllardır yaptığımız çalışmalar sonrasında, bizim ile birlikte mücadeleye katılan birçok çevreci kişi, kurum ve kuruluşlar oluşmuştu. Öyle zamanlar yaşadık ki bu müttefiklerimizin ormanların talan edilmesi konusunda en az bizler kadar  bilinçli şekilde savaşım verdiklerine tanık oldum. Bu güven ile mutlu oluyordum ki, uluslararası sermayenin atacağı yeni hamleleri fark edince yanılgıya düştüğümü anladım.    Nasıl mı  

Kader (Emperyalizm) Ağlarını Örüyor.                                                                                                      

Sanki uzaydan birisi elini uzatmış, yaşanacak olayların habercisi gibi toplumsal ve siyasal olaylar ile çalkalanmaya başladı ülkemiz. Söz gelimi Anavatan, Demokratik Sol Parti ve Milliyetçi Hareket Partisinden oluşan 57.hükümetin Başbakanı Bülent Ecevit’in yaşlı olması nedeniyle, kendi partisi içinde huzursuzluklar başlamıştılmış, birçok millet vekili partiden istifa ederek, yaklaşık beş ay sonra, İsmail CEM başkanlığında, ülkeyi seçim macerasına sürükleyecek Yeni Türkiye Partisini kurmuşlardır. DSP de yaşanan bu olaylar sırasında, Recep Tayyip ERDOĞAN, Abdullah GÜL, Abdüllatif ŞENER, Binali YILDIRIM gibi bazı önemli isimler, Necmettin Erbakan Liderliğindeki Fazilet Partisinden koparak AKP (Adalet ve Kalkınma Partisini) kurmuşlardır. Rastlantıya bakın tam da o sırada, Orman Bakanlığında, bazı köklü kuruluşların ve kadroların değiştirilerek yeni bir yapılanma hazırlıklarının başlatılacağı duyumlarını aldık. Ve Orman Mühendisleri Odası (OMO) olarak derhal Ankara’da Ormancılığımızda Yeniden Yapılanma adı altında iki gün süren bir toplantı düzenledik. Bu etkinliğe, siyasi partileri arayarak, konunun önemli olduğunu ve toplantıya mutlaka yetkili bir ismin gönderilmesini istedim.

 Ancak Etkinlikten bir hafta önce adının Hilmi GÜLER olduğunu söyleyen AKP genel başkan yardımcısı Akp'nin kurduğu ilk hükümet te Enerji ve tabii kaynaklar bakanı,şu anda Ordu ili  Belediye Başkanı" aradı beni.  Parti olarak kendilerini de toplantıya çağırdığımız için teşekkür ettikten sonra, görüşmek istediğini söyledi. Kabul ettim ve Oda merkezimizde yapılan uzun bir görüşmelerde, soruları doğrultusunda, kendisini ülke ormanlarının durumu, uygulanan ve uygulanması gereken politikalar hakkında bilgilendirdim. Buna ilişkin önceki yıllarda düzenlenen bilimsel toplantılar ile ilgili kitap ve raporları verdim. Ancak kendisi bana en çok, ormanlarımızın serveti ve ekonomik potansiyeli hakkında bilgileri sordu. Onları da yanıtladım ama, ormanlarımızın odun değeri yanında, asıl olarak ekolojik değerlerini de kapsamlı bir biçimde sundum.      

Adını Workshop olarak adlandırdığımız için eleştirildiğimiz bu toplantıya katılan siyasi parti temsilcileri sırasıyla söz alarak konu hakkındaki görüşlerini dile getirdiler. Diğer parti yetkililerinden sonra AKP adına söz alan Hilmi Güler uzunca bir konuşma yaparak, ormanların gerçek değerlerinin ülke ekonomisine yansıtılmadığını, izlenecek yeni politikalar ile ekonomiye canlılık getireceklerini söyledi. Ne demek istediğini, yani iktidara geldiklerinde, ormanları paraya tahvil edeceklerini çok iyi anlamıştık. ve kendisine gerekli yanıtlar verildi. Toplantıdan ayrılırken bana teşekkür ederek “Biz ilk seçimde iktidar oluyoruz, sizin yönetiminizdeki Orman Mühendisleri odası çok iyi işler yapıyor, bize göre itibarlı bir kuruluş, inşallah o zaman geldiğinde sizinle birlikte ülke için iyi çalışmalar yaparız” dedi. Ben de kendisine gülümseyerek teşekkür edip uğurladım. Tarihin cilvesine bakın ki,10 ay sonra yapılacak İlk seçimlerde iktidara gelen AKP iktidarında 58,59 ve 60. hükümetlerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, bu yazının kaleme alındığı sırada ORDU İli Büyük Şehir Belediyesi Başkanlığı görevlerini yürüten bu adamın sözleri bana abartılı bir iddia geldi. Çünkü partisi kurulalı henüz 4 ay olmuştu ve koptukları Fazilet Partisi bir önceki seçimlerde %15 oy almıştı. Yapılacak ilk seçimlerde, %15 oy oranını ikiye bölsen ne olur dedim içimden. Kazın ayağı öyle değilmiş meğer. Armutla elmaların birlikte toplanamayacağını bir kez daha öğrendim. Dedim ya yukarıda. TARİHİ YANILGIYA DÜŞTÜM.

İLK DÜŞÜNDÜKLERİ UYGULAMA, ORMAN BAKANLIĞINI KAPATMAK

Bülent ECEVİT başkanlığındaki 57. Hükümet, DSP’den ayrılan milletvekilleri nedeniyle azınlıkta kalmış, ama buna rağmen ülke yönetiminde, özellikle ekonominin düzeltilmesi yolunda önemli işler yapmaya devam ediyordu. Ancak, Koalisyon ortaklarından MHP Başkanı Devlet Bahçeli’nin zorlaması sonucu erken seçime gitme konusunda zorunlu bir karar alındı. Ve 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçim sonucunda, bir önceki 57. Hükümeti oluşturan koalisyon ortağı üç parti ile, Fazilet partisi parlamento dışında kalırken AKP aldığı %34 oy ile 365 millet vekilliği kazanarak, TBMM de, %66,4 oranında üstünlüğü ele geçirdi. Hepimiz şaşkınlık içinde, özellikle demokrat yapılı kamuoyu gelecekte yaşanabilecek olumsuzlukların yarattığı korku öngörüsü ile gelişmeleri beklemeye koyuldu. Elbette ki böyle bir parti tarafından kurulacak yeni kabine ve hükümet programı öncelikli merak konularımızın başında geliyordu. Ama tam da o sırada, DSP li Orman Bakanı Prof.Dr. Nami ÇAĞAN, beni arayarak, biraz sonra görevi bırakıyorum, konuşalım dedi.  Üç yıldır, daha sonra yazacağım tutumları nedeniyle aramız soğuk olduğu için görüşmüyordum ama meslek büyüklerimizin sayın başkan gitmemen ayıp olur, en azından vedalaşırsınız sözüne uyarak bakanlık makamına gittim. Çay, kahve ve ikimizin de çok sevdiği sigara faslından sonra; sayın başkan size önemli bir şey söyleyeceğim, güvenilir kaynaklardan edindiğim bilgiye göre, Orman Bakanlığının kapatılacağını duydum. Ben,bizim hükümetin kuruluş aşamasında, Sayın Ecevit ile, Maliye Bakanı olarak sözleşmiş iken, "Orman Bakanlığının MHP ye verildiği bakanlar kurulunun açıklanmasından yarım saat önce" sizin Orman Bakanlığı DSP kalmalıdır müdahalenizle, son anda değiştirilen kabinede, bana Orman Bakanlığı düştü ve hayal kırıklığına uğradığım için size çok kızmıştım dedi (Bu arada bakanın söylediği, benim Orman Bakanlığının DSP de kalması için yaptığım müdahale konusu doğrudur. Bu konuyu ilerleyen süreçte sizlere etraflıca anlatacağım. Umarım yazacak zamanım olur).Önceleri önemsemediğim için sevmediğim bu bakanlığın, görevim sırasında çok önemli bir kurum olduğunu öğrendim ve sizin meslek aşkınıza hayran kaldım.Bu yüzden, bakanlığınızın kapatılmaması gerekiyor ve ben sizin bu konuda boş durmayacağınızı düşünüyorum dedi. Ne tür bir yol izlemem gerektiğini sorunca, kesinlikle ve mutlaka, Recep Tayyip ERDOĞAN’ın bizzat kendisi ile görüşmek zorundasınız dedi. Bu görüsmemizden kısa bir  süre sonra rahmetli olan bakan bey ile vedalaşıp, hemen Sıhhiye'deki oda merkezine geldim ve AKP genel merkezinde profesyonel olarak çalışan orman mühendisi iki meslektaşımızın sağladığı özel iletişim bilgileri ile partinin başkanlık sekretaryasını aradım.Kendilerine, Genel Başkan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ile görüşmek istediğimi bildirdim. Tamam  sayın başkan, sizi tanıyoruz ,bizden haber bekleyin yanıtını aldım. Bakınız daha sonra neler oldu...

Onu da 5-6 gün sonra,yazıp yetiştirmeye çalışacağım.                                                                                                          

Sevgi ile kalınız                                                                                                                                                                             

Salih SÖNMEZIŞIK

İletişim Bilgileri


İsmet Paşa Mahallesi İnönü Caddesi
157/1 - 17010 - Merkez / Çanakkale

Bir Sorunuz mu Var
info@canakkaleburda.com

Remzi CAN


+90 286 210 0101
+90 539 342 6363

Haber Kategorileri


  Magazin
  Guncel
  Siyaset
  Ekonomi
  Spor
  Cevre
  Saglik
  Emlak
CopyRight by 2021 Çanakkale Burda, tüm hakları saklıdır.
Çanakkale Web Tasarım